Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
şimdiki aklım olsa bana acı veren maça kızı da olsa elimden koz vermezdim fit olmadıklarımı bırakırdım pişti birikimlerinde ağırlaşan adımlarım keserken batak gidişlerimi jokersiz parmak uçlarımda bile sadece kendime değer verirdim şimdiki aklım olsa dış kapının mandalı yüzlere takılıp düşmezdim siyah gün yemezdim katıksız günlerimde serbest piyasa ekonomisinde kim ne yaparsa yapsın sabit kalemle kimseyi değiştirmeye çalışmazdım
şimdiki aklım olsa kabak tadı verenler için beriye bakmazdım ellerimi siper yapardım yüzüme görmemek için haşaratları ilaç sıkardım duvardan düşen takıntılarına medet ummazdım örümcek beşiğinde uyuyanlardan
şimdiki aklım olsa tartışmazdım gırtlağımın tellerindeki detone titreşimlerle kırılmalarıma kelepçe takmazdım az hasarla atlatırdım insanların tedavüldeki hobilerini yayılırdım suskunluğuma yan gelip yatma yerim olmasa da
şimdiki aklım olsa incitmeden ayaklarımda sallardım beriden edilmiş sözleri laf trenine yetişmek için tavaf etmezdim peronları içindeki pisliklerle kaç kişi olduklarını saymazdım sessizliğimi parlatırdım yıkarken anıları ardından
şimdiki aklım olsa gürültüsü gürül gürül akanların yanına çapa atmazdım dilimde kuruturdum adlarını giden ayak sesleriyle ağız arayanların ağzına biber sürerdim tuz yakarken nazarlarıma
şimdiki aklım olsa kaybetmezdim kendimi para makamında benden ötede müfredatı avuç yalayanlara küpe çiçekleri takardım külliyen derken , gözün büyümüş senin gözün alayının arkasından not kırardım büyüyen gözlerine